(ANKARA) - YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Menteşe Devlet Hastanesi hakkındaki iddialar konusunda Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'na yönelttiği sorularda, yıkım kararı olduğu ifade edilen bölümde doğumhane ve ameliyathane hizmetlerinin devam edip etmediğini öğrenmek istedi. Uzun, bu hizmetlerin devamına kimin, hangi teknik rapora dayanarak izin verdiğini de sordu.
Ayrıca annelerin, bebeklerin, hastaların ve sağlık çalışanlarının can güvenliğinin hangi yöntemlerle korunduğunun açıklanmasını talep etti. YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Menteşe Devlet Hastanesi'nin deprem dayanıklılığına dair ortaya atılan iddiaları TBMM'ye taşıdı. Uzun, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından yanıtlanması talebiyle hazırladığı soru önergesini TBMM Başkanlığı'na sundu.
Cumhur Uzun, Demokratik Sağlık Sen Anadolu Şubesinin 20 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamadaki iddialardan hareketle sunduğu yazılı soru önergesinde, hastanenin deprem performans raporları ile alınmış yıkım ve tahliye kararlarına ilişkin açıklama yapılmasını, Bakanlık ve Valilik talimatlarının hangi nedenlerle yerine getirilmediğinin bildirilmesini talep etti.
Hastanenin hizmete açılması sırasında depreme dayanıksız olduğunu belirten raporun Bakanlıktan saklandığı iddiasını gündeme getiren Uzun, görevdeki İl Sağlık Müdürü'nün yıkımla ilgili raporda imzasının olduğu iddialarının da incelenmesi gerektiğini belirtti.
HASTALAR İLE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ CAN GÜVENLİĞİ HANGİ ÖNLEMLERLE KORUNUYOR?
Uzun, önergesinde yıkım kararı bulunduğu söylenen bölümde doğumhane ve ameliyathane hizmeti sunulup sunulmadığı sorusunu yöneltti. Bu hizmetlerin sürmesine hangi teknik rapor temel alınarak ve kim tarafından onay verildiğini de sordu. Annelerin ve bebeklerin yanı sıra hastalar ile sağlık çalışanlarının can güvenliğinin nasıl korunduğunu da soruları arasına ekledi.
Menteşe'deki sağlık hizmetlerinin güvenli yapılarda devam etmesi amacıyla oluşturulan planlar ile yeni hastane yatırımına ilişkin takvim hakkında da bilgi isteyen Uzun, meselenin sadece idari ihmal iddiası olarak görülemeyeceğini, insan yaşamıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Uzun, deprem riski bulunduğu bilinen bir hastanede ihtiyaç duyulan önlemlerin alınmamasının kabul edilemeyeceğini dile getirdi.
İddiaların doğrulanması halinde sorumluların belirlenmesi ve gereken işlemlerin hiçbir gecikmeye yer verilmeden gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Sağlık Bakanlığının, Menteşe Devlet Hastanesinin güvenliğini ortaya koyan teknik raporları kamuoyuna açıklaması ve söz konusu ciddi iddiaların tümünü aydınlatması gerektiğini belirtti. Yaşam hakkının kutsal olduğunu ve ihmal edilemeyeceğini vurguladı.
